YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
www.hakanbirol.com
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Yaşam Oyunu” kitaplarıyla tanıdığımız “Mehtap BAYIR” var.
Merhabalar Mehtap Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Merhabalar, ben Mehtap Bayır. Kendimi “Yaşam Oyunu” kitaplarıyla hayatın farklı yönlerini keşfetmeye adamış bir yazar ve insanların hayatlarını derinlemesine değiştiren, kendi güçlerinin farkına vardıkları bilinçaltı tekniği olan Theta Healing eğitmeni olarak tanımlıyorum. Bireysel seanslar, seminerler, atölyeler ve eğitim programları aracılığıyla da Theta Healing bilgimi ve tecrübelerimi paylaşmaktayım. Bu yolculuk, hem bir öğrenme hem de öğretme sürecidir.
İnsanların kendilerini daha iyi tanımalarını, hayatı anlamalarını, kendi güçlerine uyanmaları ve daha mutlu, dengeli bir yaşam sürmelerini sağlamak, beni en çok motive eden şey. Kişisel gelişim, edebiyat, felsefe, meditasyon, yoga ve doğayla iç içe olmak benim için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Ayrıca yeni kültürler keşfetmek, insan hikayelerini dinlemek ve bunlardan ilham almak da ilgi alanlarımın başında geliyor.
“Yaşam Oyunu” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?
“Yaşam Oyunu” kitabım, hayatı bir oyun olarak görüp, bu oyundan keyif almayı öğrenmenin yollarını anlatıyor. Kitapta kişisel gelişim ve içsel dönüşümle ilgili pratik yöntemler, hayata dair felsefi düşünceler ve örnek hikâyeler yer alıyor. Okuyucularımı bazen güldüren, bazen düşündüren ama her daim motive eden bir içerik bekliyor. Amacım, okuyuculara hayatın zorluklarında kendilerini kaybetmek yerine oyunun bir parçası olarak her anı dolu dolu yaşamalarını göstermek.
Çekim Yasası hakkında okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Çekim Yasası, odaklandığımız şeyleri hayatımıza çekmemiz anlamına gelir. Yani düşüncelerimiz, duygularımız ve inançlarımız, yaşamımızda deneyimlediğimiz olayları büyük ölçüde şekillendirir. Kitapta da bunun üzerinde özellikle duruyorum. İnsanların bu gücü fark etmeleri, hayatlarını daha pozitif bir şekilde yönlendirmelerini sağlar. Ama unutulmamalı ki sadece istemek yetmez; harekete geçmek ve içsel değişime inanmak da bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Yaşam oyunundan zevk almayı kitabınızda verdiğiniz birçok başlık ile ortaya koymuşsunuz. Peki, yaşam oyununda üzülmemek için en çok dikkat etmemiz gereken şeyler nelerdir?
Hayatın her anını kontrol edemeyiz ama bakış açımızı kontrol edebiliriz. Aslında üzülmemek diye bir şey yok. Hayatta her zaman iniş çıkışlarımız mutluluk ve mutsuzluklarımız olacak. Önemli olan olaylar değil verdiğimiz tepkilerdir. Daha dengeli bir yaşam için en önemli şey, olaylara yüklediğimiz anlamı değiştirmektir. Hayatı bir öğretmen olarak görmek ve her durumdan ders çıkararak ilerlemek, bizi daha güçlü kılar. Ayrıca, geçmişin yüklerinden arınmak ve geleceğin kaygısını bir kenara bırakmak da çok önemlidir. “An”da yaşamak ve sahip olduklarımız için şükretmek, yaşam oyununda bizi her zaman bir adım ileri taşır.
Yazmanın sizdeki tarifi nedir? Bize bunu biraz anlatır mısınız?
Yazmak benim için bir özgürlük alanı, aynı zamanda bir arınma süreci. Kelimelerle düşüncelerimi, duygularımı ve hayallerimi dışa vurduğum bir yolculuk. Bazen içimdeki karmaşayı çözmek, bazen de başkalarının yüreğine dokunmak için yazıyorum. Kalemimle kurduğum bağ, beni daha güçlü ve daha özgün bir insan yapıyor.
“Dijitalleşmenin “edebiyata” etkisi nedir? İyi ve kötü yanlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?”
Dijitalleşme, edebiyata erişimi kolaylaştırdı. Artık kitaplara ve yazarlara bir tıkla ulaşmak mümkün. Bu, okumayı ve yazmayı teşvik eden olumlu bir gelişme. Ancak diğer yandan, dijitalleşme ile birlikte içerik kalitesi bazen düşebiliyor ve yüzeysel bir okuma alışkanlığı oluşabiliyor. Ayrıca, basılı kitapların o eşsiz kokusu ve hissiyatı dijital kitaplarla tam anlamıyla yerini bulamıyor. Dijitalleşmenin avantajlarını kullanırken, edebiyatın derinliğini ve ruhunu korumamız gerektiğine inanıyorum.
Yazmak ve okumak dışında vaktinizi nasıl geçirirsiniz?
Doğayla iç içe zaman geçirmeyi çok seviyorum. Yürüyüş yapmak, bahçede vakit geçirmek ve yeni yerler keşfetmek, seyahat etmek bana huzur veriyor. Ayrıca meditasyon yapmak ve nefes teknikleriyle zihnimi dinlendirmek günlük hayatımın bir parçası. Film izlemek, müzik dinlemek ve sevdiklerimle keyifli sohbetler de hayatıma renk katan diğer uğraşlarım.
En son okuduğunuz kitap nedir? Fethiye Haber okurlarına tavsiye edebileceğiniz kitap ya da kitaplar var mıdır?
En son Louse Hay’ın Düşüncenin İyileştirici Gücü kitabını okudum. Bu kitap, düşüncelerimiz ve inançlarımız, yaşam deneyimimizi doğrudan şekillendirdiğini ve iyileşme sürecinin anahtarı olduğunu anlatıyor. Okurlarımıza bu kitabı ve ayrıca Don Miguel Ruiz’in Dört Anlaşma kitabını tavsiye ediyorum. Her iki eser de insanın kendini ve hayatı daha derinden anlamasına yardımcı olacak değerli kitaplar.
Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?
Maalesef ülkemizde okuma oranlarının istenilen seviyede olmadığını görüyoruz. Özellikle genç neslin kitaplardan uzaklaşarak dijital içeriklere yöneldiği bir dönemdeyiz. Ancak gençler, doğru yönlendirme ve ilhamla okuma alışkanlığı kazanabilirler. Kitap okumak, sadece bilgi edinmek değil; hayal gücünü, empati yeteneğini ve düşünme becerilerini geliştirir. Gençlere önerim, kısa süreli dijital tatminler yerine kitaplarla hayatı daha derinlemesine keşfetmeleri.
Değerli Mehtap Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…


























