ALÇAKGÖNÜLLÜLÜĞÜN DE BİR SINIRI OLMALI
Toplumsal iletişim internet ağları alanında ilginiz olunca bir takım çağrılara da denk geliyorsunuz. Bir zaman kayıtsız kalsanız bile içinizde bir yanınız o boyutla ilgili kalıyor.
Yaşamın olağan akışı içinde, dingin bir görüntü tablosu çiziyor olsanız da aslında, gerçek, görüntü yansımasındaki gibi değildir.
Belli, bazı alanlarda, ilginizi eksik etmeyerek, içselleştirmiş olmayı benimsemiş, sevmiş, öncelemişsinizdir de. Başat bazı olgu ve olaylar silsilesine de ilgi göstermişsinizdir. Sorumluluk üstlenmede, özgüven duygunuz, sizi, hep sarıp sarmalamıştır; zarar görürüm hesabı yapmayıp, merak ötesi, ilerici atılım boyutuyla, hiç de geri duruvermemişsinizdir.
Toplum katmanlarının, kendiniz dışındaki diğer kişi ve bireylerinin, durağan tutum ve davranışlarına aldırış etmeyen bir anlayışla, ayırt edilir nitelikte tepki vermiş, tavır almış olduğunuzun bilincindesinizdir.
Öylesi az buz bir özellik midir?
İşte o yüzdendir ki, kendinizi, ille de bir tartıya, kantara(!) vurma gereksinimi duyar halde buluyorsunuz.
Bu merak edişi, ilgili alan içeriğine denk düşüp karşılayan, duyuruya çıkılmış, başvuru yerleri de yok değil.
Şimdiye değin o boyutu es geçip ıskalayan geçmiş tutumunuzu geride bırakmak isteği de zaten artık baskın çıkıp geliyor. İçgörünüz, karar vermede etkili oluyor. O ara kendinizle çekişip durmadan da edemiyorsunuz. Alçakgönüllü görünür halinizin bir yere kadar olmalı, yargısı, yakanıza sıkıca yapışıyor.
O, sizi, içten içe çekip bekleyen, herkese açık eleştirel tartı, ölçme-sınama-değerlendirme çağrılarına, meyledip, göz kırpma yürekliliğiniz arttıkça artıyor.
Geriye dönüp baktığınızda, o dingin görüntü veren kişiliğinizin, hiç öyle pek tekince olmağını kabullenmeniz de zor olmuyor.
Bilgi donanımınız, gelişiminiz artıkça merakınız da artmış; kendinize özgü bulduğunuz alanlarda epey bir başınızı alıp gitmiş, bayağı bir boy gösterir olmuşsunuz.
Bugün varsak, yarın yoğuz, hesabına hiç de girmemişsiniz. Üstelik bu düşünsel içli boyutun, herkeste aynı olmadığını da iyi bilenlerdensinizdir.
Onca senedir, ölçülü, derli toplu bir yaşam ilkesiyle hareket ettiğiniz için, çok da belirsiz bir gidişatınız olmamıştır. O nedenle, çoğu kez büyük gözaltı olan yaşam sürgittiniz sizi, zaten sıkı ölçülü biri olmakla, olmamak arasında, uzunca bir süre, sınaya gelmiştir.
Şimdiye değin ne yapıp etmişseniz hep içtenliğinizle, öyle olması gerektiğinden hareketle yapmışlığınızın söz konusu olmuşluğu vardır.
Ben olsam, ayırt edilir yan öne çıkanlar ya da ayırt edilir boyutu baskın olanlar, diye konuyu esneten sözler üzerinde dururdum. Onlar ise kestirim yolu yeğlemişler.
Sözün özüne geleyim.
Yazı konumun, bu kez, bendenizin, tüm o atılımcı yanıyla bunca ortaya koyduğu toplumcu tavır, tepki ve çabalarıyla; adını-sanı, küçükten büyüğe, herkesin, öteden beri, öyle ya da böyle bir biçimde ansıyıp bildiği, Sabancı Vakfı’nın, FARK YARATANLAR boyutlu, tanıtım amaçlı, değerlendirmesine, aday kişilerden biri [1]oluşuyla ilgilidir, demeğe getiriyorum.
Herkese iyi haftalar… [2]
[2] İlk resim 2.5 yıl zorunlu olarak kaldığım, 1.380 mt. rakımlı, Simav-Çamlık köyüdür. İkinci resim gazete çıkartmaya önayak oluşumun haberidir. Üçüncü resim ise Fark Yaratanlar adlı boyuta ilişkindir.

























