JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI’NDAN AFET RİSKLERİNİN AZALTILMASI ÇAĞRISI
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilciliği, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, afetlere karşı hazırlığın evlerden başlaması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, Muğla Büyükşehir Belediyesinin Afet İşleri Daire Başkanlığının afet öncesi risk azaltma, afet sırası ve sonrasına yönelik planlamaları kapsayacak şekilde yapılandırılması ve Muğla İl Risk Azaltma Planı’nda zemin etütlerinin denetimine ilişkin düzenlemelere yer verilmesi çağrısında bulunuldu.
Birleşmiş Milletler tarafından 1989 yılında ilan edilen 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nün 2026 yılı teması, “Dirençlilik Evde Başlar” (Resilience Starts at Home) olarak belirlendi. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilciliği, gün dolayısıyla yayımladığı açıklamada, afet risklerinin azaltılmasının önemi, güvenli yapılaşma, bilimsel planlama ve kamusal sorumluluklara ilişkin değerlendirmelere yer verdi.
Açıklamada, evlerin afetlerden en fazla etkilenebilen yaşam alanları arasında bulunduğu, aynı zamanda afetlere hazırlık ve dirençliliğin başladığı temel yerler olduğu vurgulandı. Kamu kurumları, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, engelli bireyleri temsil eden kuruluşlar, kadın ve gençlik örgütleri, özel sektör, yerel yöneticiler ve bireylerin afet risklerinin azaltılması için somut adımlar atması gerektiği ifade edildi. Güvenli konutlarda yaşamanın, bilimsel planlamanın ve afet risklerini azaltmaya yönelik kamusal politikaların önemine dikkat çekildi.
“AFETLER KADER DEĞİLDİR”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilciliğinin açıklamasında, afetlerin yalnızca doğa olaylarının kaçınılmaz sonuçları olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi. Deprem, heyelan, kaya düşmesi, volkanik faaliyetler, oturma, çökme, obruk oluşumu, tsunami, sel, taşkın, çığ ve kuraklık gibi olayların doğal süreçlerin parçası olduğu, ancak bu olayların büyük yıkımlara ve can kayıplarına dönüşmesinin kaçınılmaz olmadığı kaydedildi.
Yanlış yer seçimi, denetimsiz yapılaşma, bilimsel verilerin dikkate alınmadığı planlama kararları ve kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin afet risklerini artırdığına işaret edilen açıklamada, afetlerin yalnızca doğal nedenlerle açıklanmasının siyasi tercihleri ve yönetsel sorumlulukları görünmez hâle getirebildiği ifade edildi.
6 Şubat 2023 depremleri başta olmak üzere yaşanan afetlerin, risk azaltma politikalarındaki eksikliklerin ağır sonuçlarını ortaya koyduğu belirtilerek, her afetin ardından benzer kayıpların yaşanmasını normalleştiren anlayışın terk edilmesi gerektiği vurgulandı.
YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI
Türkiye’nin diri faylar, heyelan ve kaya düşmesi alanları, tıbbi jeoloji açısından tehlikeli bölgeler, dere yataklarındaki yapılaşma, obruk oluşumuna duyarlı alanlar, yeraltı suyu kirliliği ve volkanik tehlikeler gibi çeşitli risklerle karşı karşıya olduğu ifade edilen açıklamada, temel sorunun tehlikelerin bilinmemesinden ziyade bilimsel bilgi ve mühendislik birikiminin planlama, uygulama ve denetim süreçlerine yeterince yansıtılmaması olduğu kaydedildi.
Afet risklerinin azaltılmasını bütüncül ve bağlayıcı bir yasal çerçeveye kavuşturacak kapsamlı bir Afet Risk Azaltılması Kanunu çıkarılması gerektiği belirtilen açıklamada, diri faylar üzerindeki yapılaşmayı düzenleyecek bir Fay Yasası’nın ve Cumhurbaşkanı tarafından kurulacağı ifade edilen Afet Bakanlığına ilişkin düzenlemelerin henüz hayata geçirilmemesi önemli eksiklikler arasında gösterildi.
Risk azaltma politikalarının afet sonrası müdahaleye dayalı anlayışın önüne geçirilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, bilimsel verilerin, etkin denetimin ve kamu yararının esas alınması istendi. Kentsel dönüşümün rant ve yapı yoğunluğunun artırılmasına değil, güvenli yerleşim alanlarının oluşturulmasına hizmet etmesi gerektiği belirtilirken, zemin özellikleri ve jeolojik tehlikelerin dikkate alınması ve güvenli barınma hakkının bütün yurttaşlar için güvence altına alınması çağrısında bulunuldu.
AFET RİSKLERİNİN AZALTILMASI KAMUSAL YATIRIM OLARAK ELE ALINMALI
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Türkiye’de her yıl çok sayıda can kaybının yanı sıra gayrisafi millî hasılanın yüzde 5 ila yüzde 7’si arasında değişen oranda mali kaynağın afetlere ayrıldığını belirtti. Açıklamada, afet risklerinin azaltılabilmesi için yeryüzünün bilimsel yöntemlerle araştırılması, tehlikelerin önceden belirlenmesi ve elde edilen bilgilerin planlama süreçlerine yansıtılması gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması, bilimsel araştırmaların ve kamusal yatırımların artırılması, mühendislik hizmetleri ile kamusal denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi istendi. Afetlere yol açan ihmallerin ve yanlış politikaların sonuçlarının normalleştirilemeyeceği vurgulandı.
Açıklamada, afetlere dirençli kentlerin afet sonrasında verilen sözlerle değil, afet öncesinde bilim ve mühendislik rehberliğinde alınan kararlar, idari düzenlemeler ve denetimlerle oluşturulabileceği kaydedildi.
MUĞLA İÇİN AFET RİSKLERİNİ AZALTMA VE PLANLAMA ÖNERİLERİ
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilciliği, açıklamasında Muğla’da afet risklerinin azaltılmasına yönelik yerel yönetimlerin sorumluluklarına da dikkat çekti. Muğla Büyükşehir Belediyesinin Afet İşleri Daire Başkanlığının, afet öncesi risk azaltma çalışmalarının yanı sıra afet sırası ve sonrasına ilişkin planlamaları da kapsayacak şekilde yapılandırılması gerektiği vurgulandı.
Söz konusu yapılanmanın il genelindeki ilçe belediyelerine de örnek oluşturabileceği belirtilen açıklamada, afet risklerinin azaltılması ve afet sonrasının planlanmasına yönelik çalışmalarda kamu kurumları, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılması istendi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilciliği, bu çalışmalar kapsamında bilimsel ve teknik destek sağlamaya ve mesleki tecrübesini kamu hizmetine sunmaya hazır olduğunu bildirdi.
ZEMİN VE TEMEL ETÜTLERİNİN DENETİMİ İÇİN ACİL EYLEM PLANI TALEBİ
Açıklamada, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan Muğla İl Risk Azaltma Planı’nın (2027-2031) içeriğine ilişkin talepler de sıralandı.
Mevcut yapı üretim süreçlerinde hazırlanan zemin ve temel etüt raporlarına ilişkin, yapı denetimi uygulama yönetmeliğindeki mevzuat eksikliklerinden kaynaklandığı belirtilen sorunlara dikkat çekildi. Zemin sondajı ve jeofizik çalışmalarının yerinde denetlenmesini esas alan uygulamaların, ilgili meslek odalarının desteğiyle acilen hayata geçirilmesi istendi.
Temsilcilik, söz konusu uygulamaların Muğla İl Risk Azaltma Planı’nda acil eylem planı olarak yer alması gerektiğini vurguladı.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilcisi Coşkun Çatalkaya imzasıyla yapılan açıklama, “Afetler kader değildir! Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur” ifadeleriyle sona erdi. Açıklamada, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü vesilesiyle yetkililere afet risklerini azaltmayı ertelenebilir bir harcama değil, yaşamsal bir kamu yatırımı olarak görme ve toplumun güvenli yaşam hakkını koruma çağrısı yapıldı.
Daha fazla yerel gelişme için Göcek TV üzerinden güncel haberleri takip edebilirsiniz.
✅ MMAI doğrulanmış özgün içerik — Haber No: MM-20261013-134226-b73a8cd5 · Yayın otomasyonu: Make • Merin Medya · İletişim: 0532 252 02 48 · İzinsiz çoğaltılamaz. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

























